ANASAYFA

FOTOLAR FORUM SINAVLAR İLETİŞİM
Yepyeni tasarımıyla E-COĞRAFYA karşınızda...

 

NEMRUT DAĞI

 

 

3 Ağustos 2004 günü Siverek'i geçerek Atatürk Baraj Gölü kıyısına ulaştık. Buradan öğleden sonra Adıyaman - Nemrut Dağı'na ulaşmayı planlıyoruz. Göl kıyısında feribot beklerken Jerry Steawart isimli İngiliz asıllı Yeni Zelandalı bir turistle tanıştık. Jerry motosikletiyle Türkiye'yi gezen bir turistti. Hasankeyf'te fotoğraf makinesini ve cüzdanını yan kesicilere kaptırdığı için çok canı sıkkındı. Kendisiyle ilgilenince bizimle Nemrut'a gelmeye karar verdi.

 

 

Feribotla karşı kıyıda Güzelsu köyüne ulaşınca önde biz otomobilimizde, peşimizde Jerry motosikletinde Nemrut'un yolunu tuttuk. Nemrut Güneydoğu Toroslar üzerinde 2150 metre yüksekliğinde, bulunduğu sahanın en yüksek tepesi üzerine kurulmuş bir tümülüstür. Hakim bir noktada bulunduğu için tüm çevreden net bir şekilde görülmektedir. Nemrut Tepesi, Adıyaman'a 95 km, Kahta'ya ise 60 km uzaklıkta yer almaktadır.

 

 

Milli parkın tam girişinde bizim külüstür araba arızalandı. Jerry arabanın elektrik aksamının yandığını tespit edince bir tamirci getirip yol arkadaşımı arabanın tamirinde bıraktık. Ben ve Jerry Tümülüse doğru motosikletle çıktık. Burayı ziyaret edeceklere tavsiyem arabanız çok güçlü değilse motellerin kiraladığı minibüsleri kullanmalarını tavsiye ederim.

 

Kommagene krallığına ait tanrı ve kral heykellerinin yer aldığı, Nemrut Tepesi 50 metre yüksekliğinde ve 150 metre çapındadır. Bu tepe 30,000 metre küp hacminde muazzam bir mıcır yığınından oluşturulmuştur. Antik tören yolu tümülüsün çevresini dolanmaktadır. Tanrı kral Antiochos Doğu ile Batının tanrılarını bu tümülüsün çevresine dizmiştir. Bu heykellerin yüksekliği 9-10 metre kadardır. Kralın mezarına tümülüsün altındadır. Gerideki tümülüsün önünde oturan tanrı heykellerinin başları yuvarlanarak terasa düşmüşlerdir.

 

Öğleden sonra ulaştığımız tümülüsün fotoğraflarını çektikten sonra çok kalabalık bir ziyaretçi topluluğuyla güneşin batışını seyretmeye koyulduk. Manzara tek kelimeyle mükemmel. Biz burnumuzun dibindeki bu güzellikleri görmeye gelmezken etrafımızda çok farklı ülkelerden gelen onlarca turist manzaranın keyfini çıkartıyorlardı. Sabah güneşin doğuşunu bekleyemedik ama başka bir defa Adıyaman çevresine bir kaç gün ayırıp, başta Cendere köprüsü olmak üzere çevreyi adım adım gezmeyi hayalleri ile aşağıya otomobilimize indik.