|
Amasra'yı birkaç defa ziyaret
ettim. Burada bu gezilerin tümünde çektiğim fotoğrafları ve izlenimleri
bulacaksınız. En son ziyareti 25 Kasım 2006 cumartesi günü çalıştığım okuldaki
öğrencilerle yaptık. Burada daha çok son yaptığımız geziden izlenimler
bulacaksınız.

24 Kasım gecesi bir gurup
öğrenciyle Safranbolu yoluna koyulduk. Safranbolu'yu gezdikten sonra öğlene doğru Safranbolu’ya veda
ederek Bartın’a doğru yola koyulduk. Safranbolu Bartın arasında çok gür karışık
ormanlar var. Doğanın her rengini sonbaharda buranın ormanlarında görmek
mümkündür. Hele dağ yamacı boyunca yükselen nemli hava kütlelerinin (Orografik –
yamaç yağışı) oluşturduğu manzara görülmeye değer.

Bartın çayı vadisi boyunca
kıvrılarak giden karayolunun her iki tarafı ağaçlarla kaplıdır. Ağaç dallarının
karayolunun üzerini kapatması ile görülmeye değer bir güzellik ortaya
çıkmaktadır. Bartın’da karışık ızgaradan oluşan öğle yemeğimizi yedikten sonra
Amasra’ya doğru yola koyulduk.
Bartın - Amasra arası 16 km ancak
yol çok dik ve kıvrımlı olduğu için 40 dakika sürmektedir. Amasra’ya varmadan
birkaç km önce Kuşkayası yol anıtı ile karşılaştık. Bu anıt Romalıların MS 41-54
yılları arasında Bithynia – Pontus valiliğini yapan Gaius Julius Aguilla
tarafından yaptırılmıştır karayolu dinlenme yeri ve anıtıdır. Anıt kemerli bir
niş içine oyma tekniği ile yaptırılmıştır. Toga giyimli bir insan figürü ve
nişin sağında bir sütun, sütun üzerinde ise bir kartal motifi bulunmaktadır.
Kartal Askerlerin sınırsız gücünü temsil etmektedir. Ayrıca anıtta iki tanede kitabe yer almaktadır.
Kuşkayası yol anıtından 1 km
aşağıda ise bir seyir terası yer almaktadır. Bir zamanlar Fatih Sultan Mehmet
Amasra’yı fethe gittiğinde buradan şehre bakarak lalasına "Çeşm-i Cihan
(Dünyanın gözü) bu mu ola Lala" demiştir. Bizde buradan dünyanın gözünü
seyrettikten sonra şehre indik. Amasra bir burunun iki ucunda yer alan iki koy
ve karaya küçük bir köprü bağlanan adadan oluşmaktadır.
Amasra zengin tarihi geçmişi ve
eşsiz manzarası ile görülmesi gereken bir yerdir. Hele ada üzerindeki deniz
fenerinin kenarından deniz üzerindeki güneşin batışı ve Amasra’nın gece
manzarasına doyum olmuyor. Sonbahar olmasına rağmen bir çok turist kafilesi ile
karşılaştık. Akşam kaleden Amasra'yı izlemeye doyum olmuyor. Şehrin ışıkları
insanları büyülüyor.
Şehrin içerisinde çok sayıda
balıkçı ve balık lokantası vardır. Kafeteryalar ve eğlence mekanlar gece çok geç
saatlere kadar açıktır. Balıkla aranız iyiyse burayı ziyaret ettiğinizde gem
gözünüz hem de mideniz bayram edecektir.
Akşam saat 18.00’da Amasra’ya veda
ederek İstanbul yoluna koyulduk ve gece saat 24.00’da öğrencilerimizi ailelerine
sağ salim teslim etmenin huzuru ile evimizin yolunu tuttuk.
|