|
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
NEMRUT DAĞI
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
1 Ağustos akşamı Van Gölü'nde güneşin batışını seyrettikten sonra aynı gece yeni hedefimize yani Nemrut Dağı'na doğru yola çıktık. Nemrut Dağı, Doğu Anadolu bölgesinde, Van Gölü'nün batısında yer almış bir stratovolkandır. Van Gölü'nün güneyinden geçen yoldan Edremit (nüfus 6 500) ve Gevaş'tan (nüfus 11 000) geçerek Tatvan'a (nüfus 68 500) ulaştık. Akşam yemeğini yedikten sonra polisin tehlikeli olabilir uyarısına rağmen gecenin ilerleyen saatlerinde Nemrut Dağı'na çıktık. Şansımızdan dolunay vardı.
Powerpoint sunusu için aşağıdaki linki tıklayınız.
Saat gece yarısına yaklaştığı sıralarda zirveye yaklaşmıştık. Çok heyecanlıydık. Çünkü yıllardır derslerde anlattığımız kaldera gölü olan Nemrut gölünü görebilecektik. Arabamız yavaş yavaş eğimli yolda tırmanırken birden önümüzden küçük bir hayvan geçti. İlk defa gördüğümüz bir hayvandı. Tavşandan biraz irice fare ile tavşan arasında, iki arka ayağı üzerinde zıplayarak hareket eden bir canlı.
Kalderanın doğu kenarından Nemrut Gölü üzerindeki yakamozları gördüğümüzde saat gece yarısını aşmıştı. Dolunay bütün ihtişamı ile Van Gölü üzerinde yükselmişti. Sağ tarafımda Van Gölü, sol tarafımda ise Nemrut Gölü. Acaba kaç coğrafyacı dolunay altında bu manzarayı seyredebilmiştir. Tatvan pırıltılı ışıklarıyla Nemrut Dağı'ndan çok muhteşem görünüyor.
Sabahın ilk ışıklarıyla uyanım fotoğraf makinesine sarıldık. Van Gölü kızarmaya başlamıştı. Birazdan güneş yükselmeye başladığında karşımızdaki güzellik karşısında nefesimiz tutuldu. gerçektende sol tarafta kalan Süphan Dağı ve Van gölü muhteşem bir kompozisyon oluşturuyordu. Uzaklardan koyun sürülerinin sesine bu muhteşem manzaraya fon müziği oluşturuyordu.
Güneş biraz yükselinde kalderanın içine daldık. Kulağımda ise Ergun hocanın "Bir volkan asla sönmez sadace faaliyetlerine ara verir." sözü çınlıyordu. (Yard. Doç. Dr. Ergün DAYAN en son Burdur Eğitim Fakültesinde olduğunu duymuştum. Hocam selamlar.) Acaba yeniden faaliyete geçer mi? Çünkü bu volkan halen aktif sayılır içerisinde bulunan Ilıgöl ve gaz bacası bunun kanıtı sayılmaz mıydı?
Neyse biz endişelerimizi bir yana bırakıp kaldera içerisini gezmeye başladık. Tek kelimeyle muhteşemdi. Hele Musa Dayının Mekanında yaptığımız kahvaltı. Musa Dayı inşallah tekrar ziyaretine geliriz. Öğlene doğru ise yolcu yolunda gerek deyip Bitlis'e oradan da arabamız bizi nereye götürürse deyip yola koyulduk.
Nemrut Volkanı'nın Özellikleri
Nemrut volkanı, Türkiye'de tarihi çağlarda faaliyette bulunduğuna dair kayıtlar bulunan iki yanardağından biridir. Nemrut volkanı, Van Gölü ile Muş Ovası arasında yer alan büyük bir volkanik kütledir. Yanardağın kuzey ve kuzeydoğuya dönük yamaçları diğerlerinden daha az meyillidir.
Nemrut'un en yüksek yeri olan Sivri Tepesi ise 2935 metredir. Doğu Batı ekseni 8,4 km., Kuzey Güney ekseni 7,2 km. olan elips biçimli kalderasının kuzeyinde Sivritepe (2935 m.), doğusunda Doğu Nemrut Tepesi (2625 m.), güneyinde Tursuktepe (2828 m.) ve batısında da Nemrut Dağı Tepesi (280l m.) yükselir.
Kalderanın batı kısmında yarımay şeklinde bir göl vardır. Gölün seviyesinin deniz yüzünden yüksekliği 2247 metre olup, kalderanın çevresinde yükseklikleri 500-600 metre olan dik yamaçlar bulunmaktadır. Gölün en derin yeri 150 metre olarak saptanmıştır. Doğu-batı yönünde uzunluğu 2.5 km, kuzey-güney yönünde ise 5 km'dir. Suları tatlı olan Nemrut Gölü 12 km'lik bir alanı kaplar. Derinliği 7-8 m. olan kuzeydeki Ilıgöl'ün kuzeybatı kenarından sıcak su kaynakları, güneydoğusundaki kayalık yamaçtan ise su buhari ve karbondioksit gazi çıkar. Kalderanın doğu yarısında çökmeden sonra meydana gelen püskürmelerle oluşan obsidiyen konileri bulunmaktadır ki, bunlardan Göl Tepesi 2485 metre yüksekliğe ulaşır. Göltepe'nin doğusunda yer alan elips biçimli küçük gölün deniz yüzeyinden yüksekliği 2285 m.dir.
Nemrut Dağı günümüzdeki Jeomorfolojik görünümünü jeolojik çağlarda başlayıp tarihsel çağlarda da süren püskürmelerle almıştır. Üst pliosenden önce andezit sonra bazalt ve piroklastik materyal çıkararak oluşmaya başlayan volkan, Pleistosen'de ve 1441 yılına kadar faaliyet göstermiştir. Tarihsel kayıtlarda Nemrut Dağının en son 1441'de püskürdüğü belirtilse de yeni araştırmalardan elde edilen bulgulara dayanarak, 1443'te de bir püskürmenin meydana geldiği ileri sürülmektedir. Volkan, genellikle andezit ve bazaltlardan meydana gelmiştir. Daha genç olan bazalt akıntıları Bitlis vadisini takiben güneye doğru akmıştır. Yanardağ oluşumunu tamamladığında şimdikinden yüksek bir seviyede bulunduğu sanılmaktadır. Zaman zaman meydana gelen şiddetli erüpsiyonların, koninin üst kısmını tahrip ettiği ihtimali kuvvetlidir. Holesen'de meydana gelen çökmeler ise, volkana şimdiki görünümüne benzer bir şekil kazandırmıştır. Bu bakımdan Nemrut kalderası önce patlamaların, sonra da çökmenin oluşturduğu bir depresyondur. Kaldera, Portekizcede tencere kazan anlamındadır.
Nemrut dağı bitki örtüsü bakımından da ilgi çekici bir özellik gösterir. Dağda Titrek Kavak, Mese (Quercus sp) ve Hus (Betula sp.) türü ağaç toplulukları bulunur. Yine kraterin içerisi endemik bitki türlerinin bulunduğu önemli bir yerdir. Diğer bir endemik tür olan "düğün çiçeği" (Altın çiçeği Ranunculus) yine buraya özgü bir bitkidir. Genel bitki türleri ise çeşitli orkideler (orchis umbrasa, orchis caucasia, orchis punetorum ve epipactic latifolia) , laleler ve otsu step türü bitkilerdir.
Kaynak Sür, Ö., 1989, Volkanoloji, A. Ü. DTCF Yay. No: 363, s. 51-52 http://www.tatvan.gov.tr/default.asp?cat=geography
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|
|||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||||
|
|