ANASAYFA

FOTOLAR FORUM SINAVLAR İLETİŞİM
Yepyeni tasarımıyla E-COĞRAFYA karşınızda...

 

SAFRANBOLU

 

 

10.11.2006 Cuma gecesi saat 24.00’da okul bahçesinde toplandık. Hava biraz soğuk ve meteorolojinin de yağmur uyarısına rağmen, yüreğimizdeki sıcaklık ile Safranbolu yoluna koyulduk.

 

 

Sabah 06.30 civarında Safranbolu’nun bembeyaz evlerinin arasında kendimizi bulduk. Önce kahvaltı demiştik. 40 çeşit kahvaltı pazarlığı yapmıştık ama bizimkiler saymışlar 26 çeşit varmış.

 

 

Kahvaltıdan sonra Safranbolu’nun tarih kokan sokaklarına daldık. Buradaki konutlar milletimizin ince zevklerini yansıtmaktadır. Safranbolu’da 18. ve 19. yüzyılda yapılan bu evlerden bugün 800 kadar kalmış. Büyük bir kısmının restorasyonu tamamlanmış, ancak gelecek nesillere bunların 650 tanesinin ulaşacağı tahmin ediliyor. Evlerde ahşap yaygın olarak kullanılıyor. Dış cepheleri ise sıvanmış ve genelde beyaza boyanmış durumdadır. Bu evlerden iyi durumda olanları 1 – 1.5 milyon YTL civarında alıcı buluyor.

 

Safranbolu’da görülmesi gereken yerlerin başında Kaymakam Konağı, Cinci Hanı, Cinci Hamamı, Türkmenler Köyü ve Çamaşırhanesi, İzzetpaşa Camii, Hıdırlık Tepesi ve eski çarşı gelmektedir.

 

Safranbolu’nun en ilginç özelliklerinden biri aile yapısıdır. Burada yaşayan aileler genellikle 2 çocuk sahibi olmaktadırlar. Büyük aile sisteminin bulunduğu ailelerde 2-3 kuşak bir arada yaşamaktadır.

 

Safranbolu’nun doğusunda şehre 6-7 km mesafede İncekaya Su kemeri yer almaktadır. Oldukça dik bir kanyonun üzerine kurulmuş olan su kemeri üzerinden karşıya geçmek cesaret ister. Biz cesaret edemedik, ancak arzu eden varsa nasıl geçeceğini cidden merak ediyoruz.

 

Safranbolu adını safran bitkisinden almaktadır. Oldukça narin bir çiçek olan bu bitkinin içindeki sarı yapraklar sabah güneş doğmadan toplanmaktadır. Çok kıymetli bir madde olan safranın kilosu 10.000 YTL’ye satılmaktadır.