ANASAYFA

FOTOLAR FORUM SINAVLAR İLETİŞİM
Yepyeni tasarımıyla E-COĞRAFYA karşınızda...

 

SÜMELA MANASTIRI

 

 

28 Temmuz 2004 günü öğle saatlerinde Trabzon'a ulaştık. İlk yaptığımız iş Trabzon'daki Ayasofya müzesini gezmek oldu. Burada Boztepe'ye çıkarak çay içmenin keyfine vardık. Zaten yolum ne zaman Trabzon'a düşse Boztepe'ye çıkıp çay içerim. Buradan Trabzon'un manzarası bir başka oluyor. Çayımızı da içtikten sonra Sümela'nın yolunu tuttuk.

 

 

Sümela Manastırı Maçka ilçesinin sınırları içinde yer almaktadır. Trabzon'a 43, Maçka'ya 16 km uzaklıkta yer alan manastır Altındere milli parkının sınırları içerisinde yer almaktadır. Sümela Manastırı çevrede Meryem Ana olarakta anılmaktadır.

 

 

Sümela Manastırına ilk defa 1993 yılında bir okul gezisi ile gelmiştim. Altındere vadisinin yamaçlarına vadi tabanından 200 metre yukarıya kurulmuş manastıra çok dik bir yoldan tırmanılmaktadır. Bu yüzden otomobilimizden indikten sonra yine aynı dik yoldan manastıra tırmanmaya başladık. Oraya nefes nefese çıktığımızda 80'lik bir delikanlıyla karşılaştığımızda ise çok şaşırdım. Şaşkın şaşkın bu dedenin buraya nasıl tırmandığını düşünürken, dede aklımdan geçenleri okumuş gibi "Oğul siz bayırı tırmandınız galiba" dedi. Buna daha çok şaşırmıştım. Dedeye "Yoksa siz uçtunuz mu amca" diye sorduğumuzda ise "Yok şuraya kadar otomobille geldik, 5-6 dakikada da buya kadar yürüdük" diyerek eliyle ileriyi gösterdi. Yani biz o yokuşu yarım saatten fazla boşuna tırmanmıştık. Artık otomobillerin manastırın yakınına kadar sokulacağı bir yol inşa etmişler. Neyse sağlık olsun "Biz doğayla iç içe çıktık işte" tesellisiyle kendimizi avuttuk.

 

Sümela Manastırı MS 385 yılında Atina'da gelen iki keşiş tarafından tavanından su damlayan bir mağara olan yamacın üzerindeki bölüme iki oda olarak kurulmuştur. Bu keşişlerin ölümünden sonra burası hem Ortodokslar hem de Katoliklerce kutsal kabul edilmiştir. Zamanla büyüyen manastır 72 oda ve büyük bir kütüphaneye sahip bir kompleks haline gelmiştir. Osmanlı padişahlarının bazılarının da bağışta bulunduğu manastır 1916-18 Rus işgali sırasında Trabzon Rum Pontus Krallığını kurma hevesi ile siyasete bulaşmıştır. Hıristiyanları ayaklandırmaya çalışmışlar ancak Ruslar çekilince Trabzon'a sığınmışlardır. Aynı sevdaya Yunanlılar İzmir'e çıkınca da kapılan rahipler 1923 yılında manastıra bomba düzeneği kurarak Yunanistan'a kaçmışlardır.

 

Maalesef güzelim freskler üzerine yerli ve yabancı turistler yazılar yazmışlardır. Yada bazı freskler bulundukları yerden sökülerek götürülmüştür. Umarım bundan sonra manastırın daha fazla zarar görmesi engellenir.