|
Van ve
çevresinin coğrafya ve savunma bakımından önemli bir konumu olduğu için çok eski
dönemlerden beri yerleşim alanı olarak kullanılmıştır.
Van’ın
önemli dinlenme ve gezinti yerlerinden birisini teşkil eden kale
şehir merkezine 5 km. mesafede bulunmaktadır.
Powerpoint sunusu için
aşağıdaki linki tıklayınız.


Van Kalesi,
Urartu’dan günümüze birçok tarihi kalıntıyı üzerinde barındırmaktadır.
20-120 m. arasında değişen genişlikte, 1800 m. uzunluğunda ve Van Gölü'nden 80
m. yüksekliğinde bir kaya kütlesi üzerinde yer almaktadır.
Urartu kalelerinin görkemlilerindendir.
Tuşba adıyla 300 yıl Urartu Devleti'nin başkentliğini yapan kale,
Urartu kralı
Lutupri'nin oğlu
I. Sarduri tarafından M.Ö. 840-825 tarihleri arasında yaptırılmıştır.
Van ve
yöresi, MÖ 855 yılında kurulan Urartu krallığının merkeziydi. Kral 1. Sarduri,
çevredeki feodal beylikleri ve kabileleri toparlamış ve Tuşba'yı (şimdiki Van
kenti) başkent yapmıştır.
Kale,
Urartuların M.Ö. VII. yüzyıl başlarında yenilerek Toprakkale'ye taşınmaları
üzerine Asurların eline geçti. 1915 yılına kadar sürekli iskan edildiği bilinen
kale, orta çağda Selçuklu ve Karakoyunlular tarafından tahkim edilmiş, son
şeklini ise Osmanlı döneminde almıştır.
Van
Kalesi’nin güneyinde yer alan yaklaşık 500.000 m² lik Eski Van Şehri’nin
Urartular döneminde ne şekilde kullandığına dair tarihi belge ve herhangi bir iz
bulunmamaktadır. Şehrin doğu, güney ve batısı surlarla, kuzeyi ise Van Kalesi
ile çevrelenmiştir. Şehrin girişi surlarda açılan dört kapı ile sağlanmaktadır.
Surların hangi tarihte ve kim tarafından inşa edildiği kesin olarak bilinmemekle
birlikte, bazı tarihi kaynaklarda ilk kez, Akkoyunlular döneminde yörede “bat”
adı verilen topraktan yapıldığı belirtilir. Bu eski şehirde (Tuşpa)
Selçuklu Dönemine ait
Ulu Cami,
Osmanlı Dönemine ait
Hüsrev Paşa Cami, Kaya Çelebi Cami, Hamamlar (Çifte Hamam)
Kümbetler (İkiz Kümbet) ve çoğu tahrip olmuş eski evler
dikkat çekici eserlerdir.
|