|
Bilim adamlarının İstanbul depreminin
yaklaştığı uyarısı, “Gecikti” endişesine dönüştü. Kandilli Rasathanesi
Müdürü Prof. Altay “Öngörümüz 10-40 bin ölü” dedi. Yrd.Doç. Gündoğdu “5
dakika sonra da, 5 yıl sonra da olabilir” diyor.
İSTANBUL - Marmara’da 8 yıl önce binlerce
kişinin öldüğü depremden sonra, uzmanlar bugünlerde sık sık yeni depremin
geciktiği endişesini vurguluyor. Endişenin kaynağı, süre ilerledikçe
depremin şiddetinin de artacak olmasından kaynaklanıyor. Bu endişeyi ilk
olarak “Deprem dede” diye anılan Kandilli Rasathanesi eski Müdürü Prof.
Ahmet Mete Işıkara dile getirdi. Bugünlerde camilerde minbere oturup cemaate
‘deprem vaazı’ veren Işıkara, “Beklediğimiz deprem gecikti” dedi. Ardından
Kandilli’nin yeni müdürü Prof. Dr. Gülay Altay, “7.4 büyüklüğünde deprem
beklediklerini; ölü sayısının 10-40 bin olacağını” söyledi; “Faydaki
suskunluk hayra alamet değil” dedi. NTVMSNBC’nin sorularını yanıtlayan
İstanbul Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Yrd. Doç. Dr. Oğuz Gündoğdu ise
büyük depremin adım adım yaklaştığı konusunda hemfikir; ancak Marmara
fayının “suskun” olmadığını söylüyor.
Kandilli
Rasathanesi Müdürü Prof. Dr. Gülay Altay, Vatan Gazetesi’nde yayınlanan
röportajda, beklenen büyük depremle ilgili şu değerlendirmeyi yaptı:
“Gerçek olan şu: Dünyanın gözü Marmara fay hattında. Çünkü Marmara fayı
dünyanın en riskli faylarından biri ve İstanbul’da depreme yaklaşıyoruz.
Yapılan ölçümler gösteriyor ki Marmara fayında gerilim var. Zaten uzun
süredir yaşanan suskunluk da bunu gösteriyor. Bu durum normal değil.”
7.4 şiddetindeki 1999 depreminin İstanbul’dan
120 kilometre uzaklıkta meydana gelmesine rağmen Avcılar ve Bağcılar’da
yarattığı büyük hasara dikkat çeken Prof. Altay, Marmara fay hattının
İstanbul’a 15 kilometre uzaklıkta olduğunu vurguladı ve beklenen depremin
çok daha fazla yıkıcı olacağının altını çizdi:
“Öngörümüz depremin 7.4 büyüklüğünde olacağı yönünde. Ayrıca hasar ve
yıkımlarla ilgili de çeşitli senaryolar üretiliyor. Her senaryonun sonuçları
farklı ancak böylesine büyük bir depremin sonuçları da ağır olacak, ölü
sayısının 10 ila 40 bin arasında olması senaryolarda mevcut. Bu çok büyük
bir rakam.”
GÜNDOĞDU: FAYIN ÇEVRESİ SUSKUN DEĞİL
İstanbul Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’nden Yrd. Doç. Dr. Oğuz Gündoğdu
da, NTVMSNBC’nin soruları üzerine, Marmara fayındaki suskunluğun fay
üzerinde olduğunu, fay çevresindeki hareketliliğin ise beklenen şekilde
olduğunu belirterek, şunları söyledi:
“Fayın geçtiği muhtemel yerde az sayıda deprem oluyor, deniyor. Fayın
üzerine baktığınız zaman bu doğru. Ancak fayın çevresine baktığınızda böyle
bir suskuluğun olmadığını görürsünüz. Gemlik’teki 5.2 ve Manyas’taki 5.1
şiddetindeki depremleri hatırlayın. Bunlar ayrı bir deprem gibi görünmekle
birlikte oradaki fayın gerilmesiyle oluşan depremlerdir. Yani beklediğimiz
büyük depremin fayı gerildiği zaman bu tarafta da depremler oluşuyor.
Dolayısıyla buna suskunluk denemez. Bunu suskunluk olarak algılamayız ve o
faydan ziyade daha çok fayın çevresine bakarız.”
ADIM ADIM BÜYÜK DEPREME GİDİYORUZ
Depremin giderek yaklaştığını ve uyarılara rağmen gereken tedbirlerin hala
alınmadığını bir kez daha hatırlatan Gündoğdu şöyle devam etti:
“Fayın gittikçe gerildiğini biliyoruz ve adım adım büyük depreme doğru
gidiyoruz. Yani deprem saati çalışıyor ama bu saat ne kadar çalışacak ve
deprem ne zaman olacak onu kimse bilmiyor. Saat 5 dakikada da çalışabilir, 5
yılda da ancak depreme giderek yaklaştığımız bilinen bir gerçek.”
Kaynak : http://www.ntvmsnbc.com/ |