|
Ülkemizde Doğal Hayatı Koruma Vakfı Türkiye Su Kaynakları Program Müdürü
Buket Bahar Dıvrak, Türkiye'de son 40 yılda, 1 milyon 300 bin hektar sulak
alanın, ekolojik ve ekonomik işlevinin kaybolduğunu bildirdi.
Dıvrak,
küresel ısınmanın etkileri ve su kaynaklarının sürdürülebilir yönetimi
konusunda kurulan Meclis Araştırma Komisyonuna sunum yaptı. Türkiye'nin su
zengini de su fakiri de olmadığını ifade eden Dıvrak, Türkiye'de kaçak
yeraltı su kullanımının fazlalığına dikkati çekti.
Dıvrak, şebekelerdeki kaçak ve kaybın yüzde 50'ye yaklaştığını, 16 büyük
şehirdeki kaçak oranının ise yüzde 44 olduğunu söyledi.
Türkiye'de son 40 yılda 1 milyon 300 bin hektar sulak alanın, ekolojik ve
ekonomik işlevinin kaybolduğunu kaydeden Buket Bahar Dıvrak, "Doldurma,
kurutma, tarım alanı açma gibi nedenlerle 2,5 milyon hektar sulak alanın
yarısını kaybettik" dedi.
Dıvrak, Tuz Gölü'nün, olması gereken büyüklüğünün yarısı kadar küçüldüğünü,
gölün çevresinde yeraltı su kullanımı baskısının görüldüğünü belirtti.
Kuraklığın doğal bir olay olduğunu, iklim değişikliği etkisiyle daha sık
yaşanacağını dile getiren Dıvrak, su kaynaklarının iyi yönetilmemesi halinde
bu geçici durumun, kronik hale geleceğine işaret etti.
"Entegre havza yönetim planları hazırlanmalı"
Dıvrak, Türkiye'deki 25 havzanın su bütçesinin ve ulusal su yasasının
çıkarılmasını, nüfus ve sektörel göstergeler ışığında, entegre havza yönetim
planlarının hazırlanmasını önerdi.
"Suyun fiyatlandırılmasının yeniden gözden geçirilmesi ile yeraltı su
rezervlerinin eksiltilmemesinin" devlet politikası olması gerektiğini ifade
eden Dıvrak, "Ayrıca, doğrudan gelir desteği verilmesinde, iyi tarım
uygulaması yapma şartı getirilmeli" diye konuştu.
WWF-Doğal Hayatı Koruma Vakfı Türkiye Su Kaynakları Program Müdürü Dıvrak,
tuzlu su arıtımının çözüm olup olmadığına yönelik tartışmalara da değinerek,
başta Arap ülkeleri olmak üzere, bunu yapan ülkelerin bulunduğunu anımsattı.
Dıvrak, ancak uygulamanın dezavantajlarının da bulunduğunu, arıtmada çok
fazla enerjiye ihtiyaç duyulduğunu, arıtmada kullanılan kimyasal maddelerin
su kirliliğine neden olduğunu anlattı.
Havzalar arası su transferine yönelik olarak ise Dıvrak, bunun, her iki
havzanın su dengesini olumsuz etkileyebileceği, su kaynaklarının paylaşım
sorununun gündeme gelebileceğine dikkati çekti.
Kaynak : http://www.cnnturk.com/ |