|
Erozyon, taş ocakları ve açık madenlerin
orman alanlarını yok ederek, topografyanın bozulmasına neden olduğu
bildirildi. Orman Mühendisleri Odası Doğu Akdeniz Şube Başkanı Selami Tece,
AA muhabirine yaptığı açıklamada, dünyadaki besin maddelerinin yüzde 78'ini
bitkisel besin maddelerinin oluşturduğunu, bunun üretiminin tek kaynağının
da toprak olduğunu söyledi.
Türkiye'de her yıl toprak erozyonu ile kaybedilen toprak miktarının 1,1 ile
1,4 milyar ton arasında olduğunu belirten Tece, bunun 500-550 milyon tonunun
tarım topraklarında meydana geldiğini ifade etti.
Tece, erozyonla her yıl Fırat Nehri'nin 108 milyon, Kızılırmak'ın 65 milyon,
Yeşilırmak'ın 55 milyon ton toprak taşıdığını, bunun sonucunda da Keban
Barajı'nda 32 milyon, Karakaya Barajı'nda da 31 milyon ton toprak
biriktiğini bildirdi.
Koruyucu örtüden yoksun toprağın, su ve rüzgar etkisi ile aşınıp
taşınmasının ''toprak kanseri'' olarak tanımlanabileceğini söyleyen Tece,
''Bugün Türkiye topraklarının yüzde 86'sı, hafiften şiddetliye doğru erozyon
tehdidi altında. Erozyon olayının temelinde insan unsuru ve onun doğaya,
özellikle de orman ve meralara karşı olumsuz ve duyarsız davranışları
yatmakta. Türkiye, erozyon yönünden adeta bir müze görünümü vermekte'' dedi.
TAŞ OCAKLARI VE AÇIK MADENLER
Tece, taş ocakları ve açık madenlerin de diğer unsurlar gibi doğanın
tahribatında önemli rol oynadığını ve topoğrafyanın bozulmasına sebep
olduğuna dikkati çekti. Bu tip işletmelerin erozyonu tetikleyen önemli unsur
olduğuna işaret eden Tece, şöyle konuştu:
''Peyzaj bozulmasının kaçınılmaz olduğu bu alanlarda tahribat, adeta ay
yüzeyini aratmayan coğrafyaların ortaya çıkmasına sebep olmakta. Yer
yüzeyinin üzerindeki bitki örtüsünün her ne sebeple olursa olsun ortadan
kaldırılması, o bölgedeki ekolojik dengeyi tamamen bozuyor. Bu bozulma, taş
ocaklarında ve açık maden işletmelerinde hat safhaya ulaşmakta. Ülkemizde
izinle işletilen ve izinleri sona eren taş ocağı ve açık madenlerde, terk
edildikten sonra maalesef yeniden ağaçlandırılarak ekosistemin onarılması
yoluna gidilmiyor. Bu işletmelere ruhsat verilirken alınan ağaçlandırma
bedelleri ve tazminatlar, yeniden ormanlaştırma çalışmalarında
kullanılmamakta.''
Tece, gelişmiş ülkelerde ve özellikle Almanya'da buzul çağlarında Alplerden
gelen morenlerin üzerindeki ormanların zamanla kesilip altındaki morenlerin
taş ocağı işletmesinde kullanılması ve bu işlemlerin bitmesinin ardından,
söz konusu sahaların aslına uygun olarak yeniden ağaçlandırıldığını ifade
etti.
Bu çalışmaları, araziyi tahrip eden şirketin gerçekleştirdiğini, yöredeki
orman idaresinin de kontrolünü yaptığını belirten Tece, Türkiye'de de benzer
uygulamanın zorunlu kılınmasını istedi. Tece, taş ocağı ve açık maden
işletmeciliğinin zararlı olmaması veya en az zararla yapılması için şu
önerilerde bulundu:
''Arazinin jeolojik ve topoğrafik yapısına uygun çevre düzenlemesi
yapılması, kullanılmış alanda tahrip olan bitki örtüsünün daha da
zenginleştirilmiş olarak iade edilmesi, açık işletmelere ruhsat verilirken
tazminat olarak tahrip edilmiş arazinin tekrar eski haline getirilmesinin
sağlanması ve buralarda hobi bahçeleri kurulması, bu faaliyetlere Çevresel
Etki Değerlendirmesi raporunun mutlaka istenmesi ve işletme sonunda ne gibi
faaliyetlerin yapılacağı ile ilgili yükümlülüklerin belirtilmesi,
faaliyetleri yapan işletmelerin tahrip ettikleri saha kadar da özel
mülkiyete ait 6'ncı ve 7'nci sınıf arazilerde özel orman kurma zorunluluğu
getirilmesi, sorunların bir nebze olsun çözülmesine katkıda bulunacaktır.''
Tece, bir ülkenin doğal kaynaklarının korumasının, sınırlarını ve insanını
koruması ile eşdeğer olduğunu kaydetti.
Kaynak : http://www.zaman.com.tr/ |