ANASAYFA

FOTOLAR FORUM SINAVLAR İLETİŞİM
Yepyeni tasarımıyla E-COĞRAFYA karşınızda...

 

Dünya Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesini arıyor

 

 

Almanya'nın Bonn kenti, doğal hayatın korunmasına yönelik düzenlenen uluslararası toplantıların en büyüğü olan Birleşmiş Milletler Biyolojik Çeşitlilik Konferansı'na ev sahipliği yapıyor.

Konferansa, yaklaşık 200 ülkeden 5 bin temsilcinin yanı sıra çeşitli çevre örgütleriyle BM yetkilileri katılıyor. Uzmanlar, iki hafta sürecek olan toplantılarda doğal hayatı etkileyen olumsuz unsurlarla mücadelenin yanı sıra bitki ve hayvan türlerinin çeşitliliğinin korunması için atılacak adımları görüşecek.


Biyolojik Çeşitlilik Konferansı'nın başkanlığını Almanya Federal Çevre Bakanı Sigmar Gabriel üstleniyor. Gabriel konferansın açılışı öncesi ana hedeflerinin, doğal hayatın korunması ve bitki ve hayvan türlerinin geleceğini tehlikeye atan unsurların asgariye indirilmesi için yürütülecek çalışmalar olduğunu söyledi. Federal Çevre Bakanı, insanlığın yıllar içerisinde tabiat dokusuna zarar verdiğini hatırlattı ve bunun önüne geçilmesi için artık somut adımların atılması vaktinin geldiğini belirtti. Gabriel, “Bizim şu an yaptığımız, yok etmekten başka bir şey değildir. Bilgisayar dilinde bu yaptığımızı, ‘ana bellekten tabiatla ilgili tüm bilgileri silmek' olarak tanımlayabiliriz. Ancak bu durum insanlığa zarar veriyor.” dedi.

Almanya Çevre Bakanı, dünyanın karşı karşıya olduğu iklim değişiminin, yerkürenin doğal dokusuna etkileri olduğunu hatırlattı. Sigmar Gabriel biyolojik çeşitlilikteki farklılaşmaların doğal hayatın mevcut dengesini de bozduğunu kaydetti. Gabriel, “İklim değişimiyle birlikte karşı karşıya olduğumuz sorunların yüzde 20'si ormanların yok olması, tahrip edilmesi ve yakılmasıyla ortaya çıkıyor. İkinci unsursa iklim değişimi ve sıcaklıklardaki başkalaşımların biyolojik çeşitliliği olumsuz etkilemesidir.” diye konuştu.



 

Konferansa yoğun katılım
Biyolojik Çeşitlilik Konferansı'na, 200'e yakın ülkeden yaklaşık 5 bin temsilcinin yanı sıra çeşitli çevre örgütleriyle BM yetkilileri katılıyor. Uzmanlar, iki hafta sürecek olan toplantılarda doğal hayatı etkileyen olumsuz unsurlarla mücadelenin yanı sıra bitki ve hayvan nesillerinin çeşitliliğinin korunması için atılacak adımları görüşecek. Bitkisel ve hayvan çeşitliliği olmaksızın, gıda ürünlerini, ilaçları, yapı maddelerini ve biyoenerjiyi düşünmek olanaksız. Almanya'da kullanımına izin verilen ilaçların yarısı bitkisel maddelerden oluşuyor. Tahminler göre, küresel ticaretin yüzde 40'ı da biyolojik ürünler ve işlemlere dayanıyor. Almanya Çevre Bakanı Gabriel, biyolojik çeşitliliğin korunmasına katkıda bulunacak ülkelere para yardımı yapılmasını öneriyor. Çevre Bakanı, “Örneğin biz Brezilya'ya ‘yağmur ormanlarını koru, çünkü biz ilaçlarımızın ham maddelerini oradan temin ediyoruz' derken, bu ilaçlardan elde ettiğimiz gelirin bir kısmını da onlara aktarmamız gerekir.” diyor.

Bilinçsiz teşvikler doğal hayatın bozulmasını tetikliyor

Ekonomist Christian Mayer ise bilinçsizce ödenen teşviklerin doğal hayata olumsuz yansımaları olduğu görüşünde. Mayer şöyle konuşuyor: “Uluslararası sonuçlar şöyle sıralanabilir. Örneğin yağmur ormanlarının bulunduğu Brazilya ve Endonezya gibi ülkelerde, ormanlar, soya ekimi için yok ediliyor. Burada üretilen soya daha sonra kuzeye ABD ve Avrupa'ya hayvan yemi olarak satılıyor. Avrupa'da et üretimi için ödenen teşviklerin, yağmur ormanlarının yok olmasında etkili olduğunu söyleyebilirim. Yani bir şekilde güneydeki ormanların yok olmasını teşvik ediyoruz.”

Bakanlar düzeyinde toplantılar düzenlenecek
İki hafta sürecek konferansta 28 mayıstan itibaren bakanlar düzeyinde görüşmeler olacak ve yerkürenin biyolojik dengesinin korunması konusundaki somut kararlar bu toplantılarda alınacak. Biyolojik çeşitlik konferansının bu bölümüne Almanya Başbakanı Angela Merkel de katılıyor. Merkel, organizasyonun başlangıcında yaptığı açıklamada, doğal hayatın korunması kapsamında atılacak adımlarda Almanya'nın gereken sorumluluğu üstleneceği mesajını verirken, Berlin'in ormanların korunması konusunda ayırdığı bütçeyi daha da artıracağı sözünü verdi.

Kaynak : http://www.dw-world.de/