|
Greenpeace Uluslararası Denizler
Kampanyası Sorumlusu Karli Thomas, tüm dünya denizlerindeki gelinen noktanın
hiç de iç açıcı olmadığını belirterek, “Bu böyle devam ederse hem denizlerin
hem de insanlığın geleceği yok olacak” dedi.
MERSİN - Thomas, Mersin Limanı’na demirleyen Greenpeace’in “Arctic Sunrice”
adlı gemisinde düzenlenen basın toplantısında, aşırı ve yasa dışı avlanma,
kirlenme gibi tehditlerle tüm dünya denizlerinin hızla yok edildiğini
söyledi.
Akdeniz’in de aynı tehditlerle
karşı karşıya olduğunu savunan Thomas, “İşte biz bu nedenle buradayız.
Burada sadece kötü şeylerden ve tehditlerden bahsetmek için bulunmuyoruz.
Aynı zamanda çözüm önerileri getirmek için de buradayız” dedi.

Akdeniz’e kıyısı olan bütün
ülkelerin bir araya gelip işbirliği yapmaları halinde denizi
koruyabileceklerini anlatmaya çalıştıklarını belirten Thomas, şöyle konuştu:
“Buradan, hem tüm dünya denizleri, hem de Akdeniz’in kurtulması için tek yol
olan deniz rezervleri oluşturulması çağrısında bulunuyoruz. Biz buradayken
Greenpeace gemilerinden Esperanza, Pasifik’te aynı taleplerle dolaşıyor. Bu
alanlar korsan balıkçılar tarafından aşırı ve yasa dışı avlanma ile tamamen
yok edilmekte. Pasifik Adaları ülkelerini bir araya getirerek çalışma
yapmaya uğraşıyoruz.
Greenpeace bu taleplerinde yalnız değil. Uluslararası platformlarda bu
taleplere destek gelmeye başladı. Pasifik’teki uluslar bir araya gelip kendi
bölgelerindeki uluslararası alanların deniz rezervleri olması için çağrıda
bulundu. Bu bölgelerde yasa dışı ve aşırı avlanmayı yasakladılar. Politik
istek olduğunda bunun gerçekleşebileceğini gösterdiler.”
DENİZ REZERVLERİ ÜLKELERİN GELECEĞİNİ KURTARACAK
Aynı gelişmenin Akdeniz’de de yapılabileceğini ifade eden Thomas, “Akdeniz
ülkeleri de bir araya gelip kendi geleceklerini, aynı zamanda balıkçıların
da geleceklerini kurtarabilirler. Deniz rezervleri oluşturmak deniz
canlılarının, balık stoklarında ve boyutlarında artışa neden olacaktır.
Dolayısıyla deniz rezervlerinin oluşturulması çevresindeki bütün ülkelerin
de geleceğini kurtaracak bir çözümdür” diye konuştu.
ORKİNOSLARIN AŞIRI AVLANMASI AKDENİZ’İ TEHDİT EDİYOR
Sorunların küresel olduğunu, dolayısıyla çözümlerin de küresel olacağını
vurgulayan Thomas, şunları kaydetti: “Akdeniz’i de bazı ana tehditler ciddi
anlamda etkilemektedir. Mavi yüzgeçli orkinosların aşırı ve yasa dışı
avlanması, akıntı ağlarının kullanımı ve devam eden kirlilik sorunu
Akdeniz’i öldürmeye devam ediyor. Dünya denizlerinde şu anki durum hiç de iç
açıcı değil. Bu böyle devam ederse hem denizlerin hem de insanlığın
geleceği, sağlığı ve sürdürülebilirliği yok olacak. Ancak önümüzde bir çözüm
var. Deniz rezerv ağları, koruma alanları oluşturarak denizlerimizi ve kendi
geleceğimizi kurtarabiliriz.”
KIBRIS KANALI’NIN ÖNEMİ
Greenpeace Akdeniz Ofisi Denizler Kampanyası Sorumlusu Banu Dökmecibaşı da
Akdeniz’de yaklaşık 3 yıldır sürdürdükleri kampanya ile süregelen tehditlere
karşı çözümler sunabilmek ve denizlerin yok olmadan biran önce koruma altına
alınabilmesini sağlamayı amaçladıklarını söyledi.
Bu kapsamda bir rapor ile Akdeniz’de nerede koruma alanları olmasına dair
harita hazırladıklarını anlatan Dökmecibaşı, “Şimdi de bu haritada
gösterdiğimiz önemli habitat ve ekosistemlerin olduğu bölgede deniz rezervi
yani koruma alanı oluşturulabilmesi için politik istek ve kararlılık
oluşturmaya çalışıyoruz” dedi.
Mersin’e gelmelerindeki en önemli etkenin, Mersin ile Kıbrıs arasındaki
Kıbrıs Kanalı denilen bölgenin bir an önce deniz rezervi ilan edilebilmesini
talep etmek olduğunu belirten Dökmecibaşı, bu bölgenin Akdeniz’in ekosistemi
için son derecece önemli bir yer tutan mavi orkinosların en önemli
yumurtlama alanlarından biri olduğunu ifade etti.
Bu türün biri Akdeniz, diğeri Meksika Körfezi olmak üzere iki yumurtlama
olduğunu bildiren Dökmecibaşı, şöyle konuştu: “Akdeniz’deki 3 yerden birini
de Kıbrıs Kanalı oluşturuyor. Bu türün yok olması demek Akdeniz’deki bütün
ekosistemin zincirleme etkilenmesi, dolayısıyla hem deniz yaşamında pek çok
türün yok olması, hem de Akdeniz kıyısındaki balıkçıların geleceğinin
etkilenmesi demektir.
Türk Hükümeti’nden talebimiz, kendi deniz kaynaklarını ve Akdeniz’i
koruyabilmek için özellikle Kıbrıs Kanalı gibi önemli alanların bir an önce
deniz rezervi haline getirilmesi konusunda önderlik etmesi ve yaptırımlarda
bulunmasıdır. Mavi yüzgeçli orkinos avcılığını kendi balıkçıları için
durdurarak, bunu bir örnek olarak kullanıp diğer Akdeniz’deki ülkelere
taşıması mümkün. Bu talepleri dile getirmek için buradayız.”
Kaynak : http://www.ntvmsnbc.com/ |