|
Kuş türü bakımından Avrupa’nın önde gelen
ülkelerinden biri olan Türkiye’de bugüne kadar tespit edilen yaklaşık 460
kuş türünden 380’e yakını düzenli olarak görülürken, 320’sinin ürediği
belirtildi.
ADANA
- Kuş Araştırmaları Derneği (KAD) Tür Koruma ve İzleme Programı Sorumlusu
İlker Özbahar, Türkiye’nin, Avrupa, Afrika ve Asya arasında özel konuma ve
barındırdığı çok çeşitli yaşam alanlarına sahip olduğunu söyledi.
Bir bölümünde Avrupa’dan devam
eden ormanlar, bir bölümünde kurak Asya’nın içlerine uzanan bozkır ve yarı
çöller, bir bölümünde Akdeniz’in kendine özgü bitki örtüsüne sahip olan
Türkiye’de farklı bölgelerden köken almış bitki ve hayvan türleri
bulunduğunu belirten Özbahar, şöyle konuştu:
“Trakya’nın alçak ovaları, Şanlıurfa’nın yarı çölleri, Kars’ın 2 bin metre
yükseklikteki yaylaları, 3 bin ve hatta 5 bin metrelere yükselen dağ
sıraları ve Alpin çayırları, tatlı, acı ve tuzlu sulu her türden sulak
alanlar, yaprakdöken, ibreli, karışık ve subasar ormanlar, Akdeniz
Bölgesi’ne özgü makilik ve zeytinlikler gibi birbirinden çok farklı gruplara
özgü alanlar, Türkiye’yi adeta kuş cennetine dönüştürüyor. Bu zenginliğin
üzerine bir de göç ve kışlama sırasında ülkemize gelen türler eklendiğinde,
birçok yörede kuşların görsel şölenine şahit oluyoruz.”
Özbahar, Türkiye’de bugüne kadar tespit edilen yaklaşık 460 kuş türünden
380’e yakınının düzenli olarak görülürken, 320’sinin ürediğini söyledi.
Geriye kalan 60 civarındaki kuş türünün de iki gruptan oluştuğunu belirten
Özbahar, “İlk gruptaki kuşlar ülkemizde kışı geçiriyorlar. Diğer gruptakiler
de sadece göç sırasında Afrika’ya giderken ülkemizden geçtikleri sırada kısa
süreli de olsa beslenmek ve dinlenmek amacıyla konaklıyorlar” dedi.
TÜRLER ÜZERİNDEKİ TEHDİT
Özbahar, ormanlar ve diğer doğal alanların yerleşim ya da kullanım amaçlı
tahribatının Türkiye’nin kuş zenginliğini tehdit eden önemli unsurlar
olduğunu söyledi.
Kaçak ve yasa dışı avcılığın da kuş popülasyonlarında önemli düşüşlere neden
olduğunu anlatan Özbahar, şöyle konuştu: “Sahip olduğumuz bu zenginliği
korumak için doğa koruma çalışmalarının hızlandırılması, yok edilen sulak
alanların geri kazanılması ve acilen su politikası geliştirilmesi
gerekmektedir. Sulak alanlar, kuşların ve diğer canlıların yaşamsal
faaliyetleri için çok önemli merkezler. Türkiye’nin son yıllarda tarımsal
sulama ve diğer ihtiyaçları bahane edilerek kurutulan bu alanlar, doğal
dengenin temel taşlarından. Konya Ovası’nda sulak alanlar ve göllerin
kurutulması taban suyunun düşmesine ve İç Anadolu’nun çölleşmesine sebep
olmakta. Ülkemizde en çok suyun harcandığı tarımsal faaliyetlerde acilen
verimli ve akılcı su kullanım tedbirlerinin alınması gerekmekte.”
TEHLİKE ALTINDAKİ TÜRLER
Özbahar, Türkiye’de üreyen 320 kuş türünden 20’sinin neslinin tehdit altında
olduğunu bildirdi. Kara akbaba, toy, tepeli pelikan, uludoğan ve telli
turnanın bu türlerden bazıları olduğunu söyleyen Özbahar, bunların korunması
için değişik kurumların yürüttüğü çalışmaların her geçen gün boyutu artan
çevre tahribatı nedeniyle yetersiz kaldığına dikkati çekti.
Kaynak : http://www.ntvmsnbc.com/ |