ANASAYFA

FOTOLAR FORUM SINAVLAR İLETİŞİM
Yepyeni tasarımıyla E-COĞRAFYA karşınızda...

 

Myanmar'da kasırganın bilançosu büyüyor: 22 bin ölü, 41 bin kayıp

 

 

Hafta sonu Güneydoğu Asya ülkesi Myanmar'ı vuran Nargis kasırgasının yol açtığı ölü ve kayıp sayısı giderek büyüyor.

Myanmar'daki resmi yayın organları, son belirlemelere göre ölü sayısının 22 bini geçtiğini, ayrıca 41 bin kişinin kayıp olduğunu duyurdu. Yetkililer, felaketin en sert şekilde yaşandığı İrravadi Deltası'nda yolların yıkılması ve iletişim kanallarının kesilmesi nedeniyle yardım ve kurtarma çalışmalarının çok zor sürdürüldüğünü aktardı.

1 milyon kişinin evsiz kaldığı felaket sonrası oluşan tablo, Birleşmiş Milletler (BM) yetkililerini de korkutuyor. 3,5 metre yüksekliğindeki dalgaların kıyı şeridindeki birçok yerleşim birimini haritadan sildiği ülkede halka, öncelikle geçici barınma imkânının sağlanması, içme suyu ve gıda götürülmesi gerekiyor. Acilen harekete geçilmesini isteyen BM, salgın hastalıkların kasırgadan daha da ölümcül bir etkiye yol açabileceği uyarısında bulunuyor.

Felaketin büyüklüğünün anlaşılmasının ardından dünyadan yardım teklifleri yağmaya başladı. Uluslararası yardım kuruluşları, tayfundan en fazla etkilenen bölgelere ulaşmak için büyük bir yardım operasyonu başlattı. BM Dünya Gıda Programı, ülkenin en büyük kenti Yangun'da hasar gören bölgelere gıda yardımı dağıtımına başlandığını duyurdu. ABD, AB, Japonya, Güney Kore, Avustralya, Danimarka, Çin ve Hindistan da bölgeye acil yardım gönderiyor.
 

Halkın en acil ihtiyaçlarını karşılamak için 3 milyon dolar göndereceğini açıklayan ABD yönetimi, Tayland açıklarında bulunan Amerikan filosunun yardım faaliyetleri için kullanılmasını teklif etti. Ancak felakete müdahale konusunda yavaş ve yetersiz kalmakla eleştirilen Myanmar'daki cunta yönetimi, ABD'nin ülkeye bir felaket değerlendirme ekibi göndermesine direniyor. İngiltere, eski kolonisine 6,3 milyon Euro gıda yardımı taahhüdünde bulunurken, Hindistan gıda, çadır, kıyafet, battaniye ve iki donanma gemisiyle ilaç göndereceğini açıkladı. Türk Kızılayı da yardım götürmek için harekete geçti. Kızılay, Myanmar Kızılhaçı ile iletişime geçerek yardım teklifinde bulundu. Ülkeyi 46 yıldır yöneten cunta, felaketin ardından uluslararası kamuoyundan yardım talebinde bulunmadığı gibi, bu yönde yapılan girişimleri de iki gün boyunca engellemişti. Önceki gün yardım getirilmesine izin veren askerî diktatörlüğün bu kez de BM'nin çalışma ekiplerini vize için beklettiği ifade edildi.

 

Bir zamanlar 'Altın Ülke'ydi; şimdi Asya'nın en fakirlerinden

Myanmar'ın tarihi çalkantılı bir ülke tablosu ortaya koyuyor. Zengin doğal kaynakları ve ticaret yollarının üzerinde olması nedeniyle bir zamanlar 'Altın Ülke' olarak bilinen Myanmar, 19. yy sonunda İngiliz sömürgesi olarak Hindistan'a bağlandı. 1948 yılında bağımsızlığını elde eden Myanmar'da, 1962 yılında askerî darbe oldu. 1950'lerde Asya'nın en fazla gelecek vaat eden ekonomilerinden biri olarak gösterilen Myanmar, şu an bölgenin en yoksul ülkeleri arasında. Dünyanın en değerli yakutlarının çıktığı ülke, geniş doğalgaz rezervlerine de sahip. Myanmar'ın eski adı Burma. 'Myanmar' ismi askerî diktatörlük tarafından 1989'da verildi. Cunta, Müslümanları da ağır baskı altında tuttu. 1962-1992 arasında 1,5 milyona yakın Müslüman ülkeyi terk etmek zorunda kaldı. Resmi çevrelere göre nüfusun yüzde 4'ü Müslüman iken bu oran Müslüman temsilcilere göre yüzde 15. Bu fark, Müslümanların bir kısmının vatandaş sayılmamasından ve yaklaşık 1,5 milyonunun mülteci olmasından kaynaklanıyor.

Afet, cuntanın referandumunu da vurdu
Kasırganın yol açtığı felaketle boğuşan Myanmar halkı, herhangi bir erteleme kararı alınmadığı takdirde cumartesi günü referandum için sandığa gidecek. Referandumun, 2010 yılında çok partili seçim düzenlenmesinin yolunu açmak için yapıldığı ifade edilse de cunta karşıtlarının itirazları var. Önerilen anayasa değişikliğine göre, ulusal ve bölgesel parlamentolarda sandalyelerin dörtte biri orduya ayrılıyor; cumhurbaşkanı olacak kişinin geçmişinde askerî deneyim aranıyor ve bir dizi bakanlık askerî personelin kontrolü altına veriliyor. Dünya kamuoyunda ise felaket nedeniyle referandumun askıya alınarak, yenilenmiş bir önerinin sunulabileceği yorumları yapılıyor.

Kaynak : http://www.zaman.com.tr/