|
Sosyal güvenlik açığını
kapatmak için yılda 20 milyar dolar harcayan Türkiye'deki emekli sayısı 8
milyonu aştı. Bu rakam İsviçre, Danimarka, Finlandiya ve Bulgaristan gibi
Avrupa ülkelerin nüfusundan daha fazla. Genç yaşta emeklilik, kayıt dışı
istihdamı da körüklüyor.
Sosyal
güvenlik sistemi, Türkiye'nin en büyük kara deliklerinden biri. Sadece son
iki yılda Hazine'nin ödediği para, yaklaşık 40 milyar doları buluyor.
İstatistik Kurumu'nun verilerine göre, Türkiye'deki emekli sayısı 8 milyonu
aştı.
Bu rakam,
İsviçre,
Danimarka,
Finlandiya ve
Bulgaristan gibi yüz ülkenin nüfusundan fazla. Problemin
temelinde ise geçmişte uygulanan 'erken emeklilik' sistemi yatıyor. Süleyman
Demirel döneminde çıkarılan kanun, 38 yaşında emekli olmaya imkan tanıdı.
Devlet bütçesine darbe vuran bu durum, işgücünde de kayıt dışılığa yol
açıyor.
Emekli
olduktan sonra çalışmayanların sayısı 3 milyon 31. Geriye kalan yaklaşık 5
milyon kişi, gayri resmi olarak mesleğini icraye etmeye devam ediyor. Tüm
sosyal haklarını elde ettikleri için sigortasız çalışmayı kabul ediyorlar.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik'e göre, genç yaşta emeklilik,
kayıt dışı istihdamı körüklüyor. Bu durum, gençlerin iş bulmasını
zorlaştırıyor.
Türkiye'de halen fiilî emeklilik yaşı, bayanlarda 44, erkeklerde 47. SSK
emeklilerinin yarıdan fazlası, 60 yaşın altında. Avrupa ülkelerinde, her 1
emekliyi 4 çalışan finanse ediyor. Türkiye'de ise tam tersi bir durum var;
1,8 çalışandan alınan vergilerle 2 emeklinin maaşı ödeniyor.
Kartopu gibi büyüyen genç emeklilerin sayısı, 8 milyonla 100 ülkenin
nüfusunu geride bıraktı. Aynı hızla gitmesi halinde 2015 yılında bu rakamın
10 milyonu geçmesi bekleniyor.
Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) ilk kez açıkladığı ayrıntılı veriler,
Türkiye'de emeklilik sistemindeki çarpıklığı gözler önüne serdi. Emekli
olduğu için çalışmadığını beyan edenlerin sayısı 3 milyon 31 bin kişi. Ancak
Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) verilerine göre toplam emekli sayısı 8
milyon 48 bin. Zaman'a bilgi veren TÜİK yetkilileri, aradaki 5 milyonluk
rakamın çalışan emeklilerden oluştuğunu ifade ediyor. Bunlardan yaklaşık 500
bini, Sosyal Güvenlik Destekleme Primi ödeyerek kayıtlı çalışıyor. Geriye
kalan 4,5 milyon emekli ise, ikinci bir işte kayıt dışı istihdam ediliyor.
Bu verilere göre yaklaşık 11 milyon civarında olan kayıt dışı çalışanların
önemli bir bölümünü, ikinci bir işte çalışan genç emekliler oluşturuyor.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, genç yaşta emekliliğin kayıt
dışılığın önemli bir sebebi olduğunu ifade ediyor. Çelik, "Genç emekliliğin
diğer bir sonucu da kayıt dışılıktır. Genç yaşta emekli olanlar, yeniden ve
kayıt dışı çalışmaya başlamaktadır. Bu durum genç işsizlerin istihdamını
zorlaştırmaktadır." diyor.
Türkiye'de halen fiilî emeklilik yaşı bayanlarda 44, erkeklerde ise 47. SSK
emeklilerinin ise yüzde 60'ı, 60 yaşın altında çalışabilir nüfustan
oluşuyor. Emeklilik yaşının düşük olması, bu durumda olanları ikinci bir
işte çalışmaya itiyor. Tüm sosyal güvenlik haklarını elde ettikleri için de
sigortasız çalışmayı kabul ediyorlar. Bu durum, işverenlerin de genç
emeklileri tercih etmesine yol açıyor. Kayıt dışı çalışan emeklilerin
sayısı, yıllar itibarıyla da giderek artıyor. Toplam emekli sayısının 6
milyon 868 bin olduğu 2005 yılında çalışan emeklilerin sayısı 3 milyon 937
bine, emekli sayısının 7 milyon 164 bin olduğu 2006 yılında ise çalışan
emeklilerin sayısı 4 milyon 140 bine ulaştı.
Türkiye, çalışan nüfus başına düşen emekli sayısında OECD ülkeleri arasında
en kötü durumda yer alıyor. Genç nüfusun yüksekliğine rağmen 38 yaşında
emekli edilenler çalışan-emekli dengesini bozdu. Avrupa ülkelerindeki yaşlı
nüfusun yüksekliğine karşın her 1 emekliyi 4 çalışan finanse ediyor.
Türkiye'de ise tam tersi bir tablo sosyal güvenlik kara deliğini büyütüyor.
1,8 çalışan kişiden toplanan paralarla 2 emeklinin maaşı ödenmeye
çalışılıyor. Yetkililer, çalışan-emekli dengesinin gelecekte çok daha fazla
bozulabileceğini belirtiyor.
Kaynak : http://www.zaman.com.tr/ |