|
Çevre koruma amacıyla biyo-yakıta yönelen
Avrupa, gıda fiyatlarının artmasından sorumlu tutuluyor.
Uluslararası gıda fiyatlarındaki artış en çok açlık sorunuyla baş etmek
zorunda olan yoksul ülkeleri vuruyor. BM Gıda Programına göre, gıda
sıkıntısı çeken ülkelerde günlük bir doların altında bir parayla geçinmek
zorunda olan aileler gelirlerinin üçte ikisini beslenebilmek için harcıyor.
Ancak açlıkla mücadele, Avrupa ve ABD’nin içinden çıkmakta zorlandığı bir
konu halini aldı. Zira evrenin geleceği için iklim koruma programlarını
hayata geçirmeye çalışan Batı, çevreye duyarlılığın faturasının fakir
ülkelere ödetildiği eleştirileriyle baş etmek zorunda kalıyor.
‘Biyo-yakıt, insanlığa karşı suç’
Uluslararası Para Fonu ve Dünya Bankası ise, artan gıda fiyatları yüzünden
şiddet olaylarının artabileceği uyarısında bulunuyor. Bu iki kurum, mevcut
gıda sıkıntısının yol açabileceği felaket senaryolarını hafta sonunda
Washington’da düzenlenen uluslararası konferansta açıkladı. Toplantıda
verilen mesaj, AB’nin çevre koruma hedefleri doğrultusunda ağırlık verdiği
biyo-yakıt üretiminin fakir ülkelerin ekmeğine mani olduğu yönündeydi.
AB’nin iklim koruma hedefleri arasında yer
alan ve 2020 yılına kadar biyo-yakıt kullanımını yüzde on oranında artırma
planlarının da, gıda fiyatlarını daha çok yukarıya çekebileceği uyarısı
yapıldı. BM'nin gıda konusundaki özel raportörü Jean Ziegler de AB’yi tarım
ve gıda konusunda eleştirdi. Ziegler, dünyada büyük miktarda biyo-yakıt
üretiminin “insanlığa karşı suç” olduğu yorumunu yaptı.
‘AB teşvikleri, Afrika tarımını bitirdi’
Ancak AB’yi gıda krizi yüzünden zor duruma sokan tek konu gelişmiş iklim
koruma bilinci değil. Yıllık 50 milyar doları bulan Birlik içindeki tarım
teşvikleri de Brüksel’in başını ağrıtan konulardan. Zira bu teşviklerin bir
bölümü Avrupalı tarım ürünlerinin dünya pazarlarında ucuz fiyatlara
satılabilmesini sağlıyor.
Avrupalı ve Amerikalı
yetkililerin Dünya Ticaret Örgütü liderliğindeki serbest ticaret görüşmeleri
de tarım teşvikleri üzerinde yoğunlaşıyor. Zira tarım teşvikleri sayesinde
az gelişmiş ülkelerin rekabet gücü kırılıyor. BM yetkilisi Jean Ziegler’e
göre de AB, Afrika’daki açlığı sadece artan biyo-yakıt talebiyle
tetiklemiyor. Ziegler, AB’nin Avrupa’nın gıda fazlasını Afrika’ya ihraç
ederek fiyatları düşürdüğünü belirterek, bunun Afrika’daki tarımı yok
ettiğini söylüyor:
“Afrika pazarlarında Almanya, Fransa, yada Portekiz’den ithal edilen meyve
ve sebzeleri, yerli üretimin neredeyse yarısı kadar bir paraya satın almak
mümkün. Bu sayede Afrika tarımı yok ediliyor. Afrika’nın 53 ülkesinden 37’si
geçimini tarımdan sağlıyor. Şayet bu konuda bir şeyler yapılmak istense
Brüksel’deki Tarım Bakanımız ve Maliye Bakanımız bu sorunun üstesinden
gelebilir”
Peki bir yandan yer kürenin geleceği için iklim koruma alanında etkin
görevler üstlenmeye çalışan AB’nin diğer yandan da 3. dünya ülkelerindeki
açlığa neden olduğu eleştirileri yerinde mi?
AB Komisyonu bu iddiaları kabul etmiyor. Avrupa Birliği’nin Tarım ve Kırsal
Kalkınmadan Sorumlu Komiseri Mariann Fischer Boel, “tarım alanlarının biyo-yakıt
üretimine kayması gıda üretimi için bir tehlike oluşturmuyor” görüşünü
savunuyor.
Kaynak : http://www.dw-world.de/ |