|
Buğday, pirinç ve soya fiyatlarının rekor
düzeye çıkmasında, borsalardaki spekülatörlerin önemli rolü var. Tıpkı
hammadde borsalarında olduğu gibi.
Petrol,
altın ve kahve gibi hammaddelerin pahalanması sayesinde Avrupa’nın finans
merkezi sayılan Londra’daki emtia borsasına nur yağdı. Global hammadde
ticaretinin %15'i, Britanya İmparatorluğu’ndan miras kalan avantajını 21.
yüzyıla taşıyan Londra’da yapılıyor.
Örneğin Güney Afrikalı işadamı Hintli ortağı ile iş bağlantısı yapacağı
zaman, ona Londra’da randevu veriyor. Kahve, altın ya da ham petrol
alışverişi Londra’nın emtia borsalarında yapılıyor. Tabii variller ya da
balyalar değil satış opsiyonları el değiştiriyor.
Londra’nın üç büyük borsasının dünya ticaretindeki payı yüzde on beşi
buluyor. Tarım ve metal borsalarının yanı sıra Uluslararası Enerji Borsası (ICE)
da Avrupa’nın en büyük ham petrol, doğalgaz ve fuel-oil borsası sayılıyor.
‘İngiltere konumunu iyi korudu’
Alman İngiliz Sanayi ve Ticaret Odaları direktörü Ulrich Hoppe Londra emtia
borsalarının imparatorluktan devraldıkları konumu iyi koruduklarını
söylüyor:
“Pazar yeri olma özelliği, İngilizlerin denizci ve tüccar millet olmalarıyla
ilgili. Tıpkı Hollandalılar gibi. Sömürgecilik tarihi ile ticaret ve
ulaştırma ağırlıklı İngiliz Milletler Topluluğu Commonwealth’in de bunda
önemli payı var. Milletler Topluluğu’nun zamanla önemini kaybetmesine rağmen
hammadde ticareti çok eskiden odaklandığı Londra’yı kendine merkez yaptı.”
Londra limanı tarihten beri hammaddenin döner levha gibi el değiştirdiği bir
merkez. Şeker, hububat ya Çin porseleni Avrupa’ya bu limandan adım atardı.
Londra bu özelliğini zamanla geliştirdi. Tüccar sadece malı satmanın yeterli
olmadığını ve emtianın hem finanse hem de sigorta ettirilmesi gerektiğini de
kavramıştı.
‘Artan fiyatlar, tüccarları sevindiriyor’
Londra’nın Mayfair semtindeki Marex Carlton adlı kahve ticarethanesi, emtia
borsalarındaki elektronik işlemlerin önemini gösteriyor. 2000 yılının Kasım
ayından bu yana hammadde ticareti bilgisayardan geçtiği için İngiltere
başkenti diğer emtia borsalarını açık farkla geride bırakıyor. Şirketin
patronu James Hearn eski Londra borsasının resmine baktığında, o günlerin
geride kalmış olmasından duyduğu memnuniyeti gizlemiyor.
“Resimde renkli ceketleriyle koşuşturan simsarları görüyorsunuz. Her
şirketin ceket rengi ayrı. Jest ve el işaretleriyle verdikleri fiyatları
karşıdaki komisyoncu telefonla mal sahibine bildiriyor.. Eskiden öyleydi,
şimdi ise böyle...”
Bilgisayarların tuşlarına basarken telefon ahizesini de kulaklarından
indirmeyen komisyoncular alçak sesle milyonlarca dolarlık bağlantı yapıyor.
Herkesin gözü, biyo-yakıt fiyatlarında. Organik mazot ve etanol talebinin
patlamasıyla buğday, mısır ve kozla fiyatları da tavan yaptı. Dolayısıyla
ticaret hacmi de genişliyor.
Buna da en çok tüccar seviniyor. Londra’nın, piyasadaki gücüyle hammadde
piyasasındaki konumunu daha uzun süre koruyacağı anlaşılıyor.
Kaynak : http://www.dw-world.de/ |